İçeriğe geç
Radyo Canlar Türkülerin Kalbi Burada Atıyor
CANLI Gecenin Türküsü
Sevcan Orhon — Bozuldu Dunyanin Lezzeti Tadi
Bizi Takip Edin
Haber

Âşık Veysel Kimdir? Büyük Halk Ozanı Veysel Şatıroğlu’nun Hayatı ve Eserleri

· 4 okunma

Paylaş WhatsApp Facebook Telegram

Türk halk edebiyatı ve âşıklık geleneğinin en önemli temsilcilerinden biri olan Âşık Veysel, sazı, sözleri ve yaşam felsefesiyle Anadolu kültürünün simge isimlerinden biri oldu. Gerçek adı Veysel Şatıroğlu olan büyük halk ozanı; sevgi, dostluk, birlik, vatan, insan ve doğa üzerine söylediği eserleriyle aradan geçen yıllara rağmen yaşamaya devam ediyor. Peki, Âşık Veysel kimdir, nereli, gözlerini nasıl kaybetti ve hangi eserleri bıraktı? İşte Âşık Veysel'in hayatı ve unutulmaz eserleri…

Âşık Veysel kimdir?

Gerçek adı Veysel Şatıroğlu olan Âşık Veysel, 25 Ekim 1894 tarihinde Sivas'ın Şarkışla ilçesine bağlı Sivrialan köyünde dünyaya geldi.

Annesinin adı Gülizar, babasının adı ise Ahmet Şatıroğlu'ydu. Çiftçilikle geçinen bir ailede büyüyen Veysel, Anadolu'nun köy yaşamı ve halk kültürü içerisinde yetişti.

Afşar boyunun Şatırlı obasına mensup olan Veysel Şatıroğlu, ilerleyen yıllarda Anadolu âşıklık geleneğinin en güçlü temsilcilerinden biri haline geldi.

Âşık Veysel gözlerini nasıl kaybetti?

Âşık Veysel'in yaşamını değiştiren olay henüz çocuk yaşta meydana geldi.

Yörede etkili olan çiçek hastalığı nedeniyle iki kız kardeşini kaybeden Veysel, kendisi de yaklaşık 7 yaşındayken aynı hastalığa yakalandı.

Hastalık nedeniyle görme yetisini kaybeden Veysel, yaşamının geri kalanını görmeden geçirdi.

Ancak bu durum onun hayata, insanlara ve doğaya olan bağlılığını ortadan kaldırmadı. Tam tersine, yaşadıkları ilerleyen yıllarda şiirlerine ve türkülerine yansıyan güçlü bir yaşam felsefesinin oluşmasına katkıda bulundu.

Babasının aldığı bağlama hayatını değiştirdi

Oğlunun yaşadığı zorlukların ardından babası Ahmet Şatıroğlu, Veysel'in vakit geçirebilmesi için ona bir bağlama aldı.

Veysel ilk yıllarda başka halk ozanlarının eserlerini çalmaya başladı.

Zaman içerisinde sazıyla güçlü bir bağ kuran Veysel, yalnızca türkü söylemekle kalmayıp kendi şiirlerini ve deyişlerini de üretmeye başladı.

Bağlama, daha sonra Âşık Veysel'in bütün yaşamının ve sanatının ayrılmaz bir parçası haline geldi.

Ahmet Kutsi Tecer ile tanışması dönüm noktası oldu

Âşık Veysel'in geniş kitleler tarafından tanınmasındaki önemli dönüm noktalarından biri Ahmet Kutsi Tecer ile tanışması oldu.

1930'lu yıllarda Sivas'ta görev yapan şair ve eğitimci Ahmet Kutsi Tecer'in düzenlediği halk şairleri etkinliklerinden birine katılan Veysel, burada dikkat çekti.

Ahmet Kutsi Tecer'in desteğiyle farklı şehirleri dolaşmaya başlayan Âşık Veysel, sazını ve sözünü Anadolu'nun farklı bölgelerindeki insanlarla buluşturdu.

Bu dönemden sonra Âşık Veysel'in ünü Sivas sınırlarını aşmaya başladı.

Köy Enstitülerinde saz öğretmenliği yaptı

Âşık Veysel yalnızca türküler söyleyen bir halk ozanı olarak kalmadı.

Türkiye'nin farklı bölgelerini dolaşarak Köy Enstitülerinde saz öğretmenliği yaptı.

Böylece hem kendi sanatını yeni kuşaklara aktardı hem de Anadolu'nun geleneksel saz ve söz kültürünün yaşatılmasına katkıda bulundu.

Âşık Veysel'in yetiştirdiği ve etkilediği kuşaklar, ilerleyen yıllarda Türk halk müziğinin gelişiminde önemli rol oynadı.

Âşık Veysel'in şiirlerinde hangi konular yer aldı?

Âşık Veysel'in şiir ve türkülerinin en belirgin özelliklerinden biri kullandığı yalın ve güçlü Türkçeydi.

Eserlerinde;

İnsan sevgisi

Dostluk

Hoşgörü

Birlik ve beraberlik

Vatan sevgisi

Doğa

Toprak

Ölüm

Yaşam

Aşk

Gurbet

Toplumsal sorunlar

gibi çok sayıda konuya yer verdi.

Yaşama sevinci ile hüznü, umut ile umutsuzluğu aynı dizelerde bir araya getiren Âşık Veysel, Anadolu insanının yaşadığı duyguları sade bir dille anlattı.

“Kara Toprak” en unutulmaz eserlerinden biri oldu

Âşık Veysel denildiğinde akla gelen ilk eserlerden biri “Kara Toprak” oldu.

Doğayla insan arasındaki ilişkiyi ve toprağın insan yaşamındaki yerini anlattığı eser, Türk halk müziğinin en bilinen yapıtlarından biri haline geldi.

Âşık Veysel'in toprakla kurduğu ilişki yalnızca bir çiftçinin toprağa bağlılığı değil, aynı zamanda insanın yaşam ve ölüm döngüsüne ilişkin felsefi yaklaşımını da yansıtıyordu.

“Uzun İnce Bir Yoldayım” kuşakları aştı

Âşık Veysel'in en tanınmış eserlerinin başında “Uzun İnce Bir Yoldayım” geliyor.

İnsan yaşamını uzun bir yolculuğa benzeten eser, Veysel'in hayata bakışını en açık biçimde ortaya koyan çalışmalarından biri oldu.

Yıllar içerisinde birçok sanatçı tarafından yeniden seslendirilen eser, Türkiye'nin dışında da bilinen Türk halk müziği yapıtlarından biri haline geldi.

“Dostlar Beni Hatırlasın”

Âşık Veysel'in adıyla özdeşleşen bir başka önemli eser ise “Dostlar Beni Hatırlasın” oldu.

Yaşamın geçiciliğini, insanın ardından bıraktıklarını ve dostluğu anlatan eser, ozanın ölümünden sonra da adeta onun sanat yaşamını özetleyen bir çalışma olarak hafızalarda yer aldı.

“Dostlar Beni Hatırlasın” adı daha sonraki yıllarda Âşık Veysel'in hayatına ve eserlerine ilişkin çok sayıda projede de kullanıldı.

Eserlerini birçok ünlü sanatçı yorumladı

Âşık Veysel'in türküleri ve deyişleri zaman içerisinde farklı müzik türlerinden sanatçılar tarafından yeniden yorumlandı.

Barış Manço, Selda Bağcan, Gülden Karaböcek, Hümeyra, Tarkan, Haluk Levent ve Belkıs Akkale gibi pek çok sanatçı Âşık Veysel'in eserlerini seslendirdi.

1970'li yıllarda özellikle Selda Bağcan, Gülden Karaböcek, Hümeyra, Fikret Kızılok ve Esin Afşar gibi sanatçıların yaptığı yorumlar, Âşık Veysel'in eserlerinin farklı kuşaklara ulaşmasına katkı sağladı.

Joe Satriani'den Âşık Veysel'e özel beste

Âşık Veysel'in etkisi Türkiye sınırlarını da aştı.

Dünyaca ünlü Amerikalı gitar virtüözü Joe Satriani, 2008 yılında yayımladığı albümünde “Asik Veysel” adını verdiği enstrümantal bir besteye yer verdi.

Bu çalışma, Âşık Veysel'in dünya müzik çevrelerinde de bıraktığı etkinin dikkat çekici örneklerinden biri oldu.

Şiirleri kitaplarda toplandı

Âşık Veysel'in şiirleri yaşamı boyunca çeşitli kitaplarda bir araya getirildi.

Bunlar arasında;

Deyişler – 1944

Sazımdan Sesler – 1950

Dostlar Beni Hatırlasın – 1970

yer aldı.

Ozanın ölümünün ardından eserleri “Bütün Şiirleri” adıyla da yayımlandı.

Âşık Veysel'e devlet tarafından maaş bağlandı

Âşık Veysel'in Türk dili ve kültürüne yaptığı katkılar devlet tarafından da takdir edildi.

1965 yılında çıkarılan özel bir kanunla Âşık Veysel'e maaş bağlandı.

Kararda, sanatçının Türk diline ve milli kültüre yaptığı hizmetler öne çıktı.

Âşık Veysel ne zaman ve neden öldü?

Âşık Veysel, yaşamının son dönemlerinde sağlık sorunları yaşadı.

Büyük halk ozanı 21 Mart 1973 tarihinde, 78 yaşında yaşamını yitirdi.

Verilen bilgilere göre Âşık Veysel'in ölüm nedeni akciğer kanseriydi.

Veysel Şatıroğlu, doğduğu yer olan Sivas'ın Şarkışla ilçesine bağlı Sivrialan köyünde toprağa verildi.

Bugün mezarı da burada bulunuyor.

Evi Âşık Veysel Müzesi oldu

Âşık Veysel'in Sivrialan köyünde yaşadığı ev, ölümünün ardından korunarak kültürel mirasa dönüştürüldü.

Ev, 1982 yılında Kültür Bakanlığı tarafından Âşık Veysel Müzesi'ne çevrildi.

Müzede sanatçının;

Sazları

Kişisel eşyaları

Fotoğrafları

Çeşitli belgeleri

Balmumu heykeli

sergileniyor.

Âşık Veysel'in doğduğu ve yaşamının önemli bölümünü geçirdiği Sivrialan köyü bugün de ozanı tanımak isteyen ziyaretçilerin uğrak noktalarından biri.

Her yıl Sivrialan'da anılıyor

Âşık Veysel'in hatırasını yaşatmak amacıyla her yıl 16-21 Mart tarihleri arasında Sivas'ın Şarkışla ilçesi ve Sivrialan köyünde çeşitli anma etkinlikleri gerçekleştiriliyor.

Anma programları kapsamında ozanın eserleri seslendiriliyor ve âşıklık geleneğine ilişkin kültürel etkinlikler düzenleniyor.

2023 yılı “Âşık Veysel Yılı” ilan edildi

Âşık Veysel, ölümünden yaklaşık yarım asır sonra da Türkiye'nin kültür yaşamındaki önemini korumaya devam etti.

2022 yılında Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri kapsamında “Vefa Ödülü”ne layık görüldü.

Ölümünün 50. yıl dönümü dolayısıyla yayımlanan genelgeyle 2023 yılı “Âşık Veysel Yılı” olarak ilan edildi.

2023 boyunca Türkiye'nin ve dünyanın farklı noktalarında Âşık Veysel'i anmak ve eserlerini yeni kuşaklarla buluşturmak amacıyla çeşitli etkinlikler gerçekleştirildi.

Âşık Veysel'in hayatı sinemaya aktarıldı

Âşık Veysel'in hayatı ve sanatı sinema dünyasına da konu oldu.

1952 yılında yönetmen Metin Erksan tarafından çekilen “Karanlık Dünya” filminde Âşık Veysel kendisi de yer aldı.

Ozanın hayatını konu alan bir başka yapım olan “Âşık” ise 2016 yılında gösterime girdi.

Bilal Babaoğlu'nun yazıp yönettiği filmde Âşık Veysel'i Emirhan Kartal canlandırdı.

Âşık Veysel'in en önemli eserleri

Âşık Veysel'in Türk halk kültüründe iz bırakan çok sayıda eseri bulunuyor.

Bunlardan bazıları şöyle:

Uzun İnce Bir Yoldayım

Kara Toprak

Dostlar Beni Hatırlasın

Güzelliğin On Para Etmez

Beni Hor Görme

Anlatamam Derdimi

Atatürk'e Ağıt

Beş Günlük Dünya

Birlik Destanı

Çırpınıp İçinde Döndüğüm Deniz

Cümle Âlem Senindir

Derdimi Dökersem Derin Dereye

Dost Yolunda

Dünya'ya Gelmemde Maksat

Esti Bahar Yeli

Gönül Sana Nasihatim

Kahpe Felek

Kızılırmak Seni Seni

Küçük Dünyam

Ne Ötersin Dertli Dertli

Sazım

Seherin Vaktinde

Sen Bir Ceylan Olsan

Şu Geniş Dünya'ya

Sivas Ellerinde

Yaz Gelsin

Eserleri farklı dillere çevrildi

Âşık Veysel'in şiirleri yalnızca Türkiye'de değil, farklı ülkelerde de ilgi gördü.

Bazı eserleri İngilizceye çevrildi.

Bunlar arasında;

“Bu Alemi Gören Sensin”, “Dostlar Beni Hatırlasın”, “Kara Toprak” ve “Uzun İnce Bir Yoldayım” gibi eserleri bulunuyor.

Bu çeviriler, Âşık Veysel'in insan, yaşam ve doğa üzerine kurduğu evrensel dilin farklı kültürlere ulaşmasına katkı sağladı.

Türk halk şiirinin unutulmaz ozanı

Görme yetisini çocuk yaşta kaybetmesine rağmen yaşamı boyunca umudu, sevgiyi, insanlığı ve tabiatı anlatan Âşık Veysel Şatıroğlu, Türk halk şiirinin ve âşıklık geleneğinin en önemli isimlerinden biri olarak tarihe geçti.

Sazıyla Anadolu'yu dolaşan, Köy Enstitülerinde gençlere müzik öğreten ve yalın Türkçesiyle insanın en temel duygularını anlatan Âşık Veysel'in eserleri, ölümünün üzerinden onlarca yıl geçmesine rağmen yeni kuşaklar tarafından dinlenmeye devam ediyor.

“Uzun İnce Bir Yoldayım”, “Kara Toprak”, “Dostlar Beni Hatırlasın” ve “Güzelliğin On Para Etmez” başta olmak üzere bıraktığı eserler, Türk kültürünün kuşaktan kuşağa aktarılan önemli mirasları arasında yer alıyor.

Diğer Haberler